9 Mayıs 2016 Pazartesi

Little Boy- Ufaklık

Gönderen Sweety Ant zaman: Pazartesi, Mayıs 09, 2016 0 yorum

Keyifli, tatlı bir film izlemek isterseniz Little Boy filmini mutlaka izlemelisiniz.

Little Boy


Hele ki bu aralar keyfiniz yok; kendinize, yapacaklarınıza inancınız kalmadı ve tam da toparlanmaya ihtiyacınız var ise ayırdığınız zamana değecek bir film.

Çünkü içinde boyuna rağmen başarmak için sonuna kadar mücadele eden bir ufaklık var. İlham almanız için küçük diyologlar ve esprili anlarla ile durgun ama öğretici yanı ile film sizi sarıyor.



Little Boy


Filmlerin bu hayattan koparıp kenara çeken büyüleyici tarafı beni hep etkilemiştir. Sadece bu film için demiyorum ama iyi öğretisi olan bir film gerçekten bana bir bakış açısı bi keyif anları yaşatıyor. İzledim bitti filmlerini de  okudum geçti kitaplarını da hiç bir zaman sevemedim.

Her filmden öğreneceğim mutlaka bir şeyler vardır belki de ben kaçırmışımdır ama bazıları gerçekten zaman kaybı iken böylesine tatlı hikayesi olan filmi ise kaçırmayın derim. Hele ki kendini yeni bulmaya çalışan genç arkadaşlarıma mutlaka öneririm.






Ayrıca çocuk yetiştiren bireylerin de farklı noktalar yakalayacağını düşünüyorum. O ufaklıkların birey olduğunu unutmayın diye bu tarz filmleri özellikle izlemeniz gerek.



Bu aralar belli konular üzerine yoğunlaşmış filmleri izlemeyi tercih ediyorum. Başarı, özgüven ve inanmak üzerine kurgulanmış filmler favorilerim.




Bir de uzun süredir merak ettiğim, ufak ufak araştırdığım Japon Kültürü üzerine bir kaç sahne yer alması beni yine etkiledi. Şimdi daha çok merak ediyorum. Bu yazı aracığı ile Japonya hayalinin de evrene mesajını göndermiş olalım. İnşallah nasip olur :)






Herkese iyi seyirler olsun. Bol bol tavsiye filmlerine ihtiyacım var haberiniz ola :)


Fragmanı da sizlerle;





6 Mart 2016 Pazar

Love and Mercy

Gönderen Sweety Ant zaman: Pazar, Mart 06, 2016 0 yorum
Aşk ve Merhamet / Love and Mercy

Durağan, soğuk ve yavaş... Olması gerektiği gibi bir dram filmi.

Love and Mercy


Karekterlerin içine tam giremediğiniz, hikayeye sarılamadığınız, anlatmak istenen kişinin çok da muhteşemliğini anlayamadan filmin bitmesi. Flashback ve flashforward arasında geçişlerden hiç bir noktanın sonuna kadar gidilemediği... Misal bir şarkısını sonuna kadar dinlemek istiyor filmde...

Neyse bu da böle bir film. Benim için önemli olan kısmı ise aşağıdaki satırlardan okuyabilirsiniz.


Love and Mercy



Film gerçek bir hikayeden uyarlanmış. Hikayenin özünü araştırdığınızda google görsellerde çıkan gerçek fotoğraflara ne kadar da yakın çalışıldığını göreceksiniz. 

Bana gerçek hikayeden uyarlanmış filmler daha büyüleyici gelir zaten. Bu filmi de bir insanın   nasılda tekrar özüne döndüğünü ve verilen gerçek mücadelenin gücünü görmek istediğim için izledim. Bu yüzden bunu sizde bilin  istedim. 








İstanbulname Müzikali

Gönderen Sweety Ant zaman: Pazar, Mart 06, 2016 0 yorum

''İstanbulname'' 

Geçen haftalarda tiyatroya giderken uzun zamandır canımın müzikal istediğini sesli söyledim ki bir haftaya kalmadan kendimi müzikalde buldum. İnsan isteyince oluyormuş demek ki :)

Tanıtımda müzikal komedi yazıyor. Çok güldüm mü? Hayır. Seyirci çok yükseldi mi? Hayır. Performanslar iyi miydi? Evet :)

Açıkçası beklentim çok yüksek değildi. Nitekim öyle de oldu. Klasik bir hikaye, ünlü oyuncular, sahne, ışık ve müziğin etkisi ile farklı bir gece geçirdik sadece. 

İstanbulname


Benim için gecenin en güzel yanı, Kayhan Yıldızoğlu'nu sahnede görmek isteğimin gerçekleşmiş olması idi. Çünkü yaşına rağmen sahnede olmasına gerçekten saygım büyük. Kısa hikayesini ve sanat yaşamının ne kadar dolu olduğunu görmek isterseniz Tıklayınız.

Oyunun ikinci perdesi birinciye nazaran daha iyiydi. Geceniz güzel geçmesi için İstanbul' a çok daha büyük prodüksiyonların, müzikallerin yapılması umuduyla daha iyiyi bulana kadar müzikal seyretmeye devam edeceğim. Lütfen sizinde müzikal tavsiyeleriniz olursa yoruma ekleyin. 


İstanbulname


Aşağıda müzikalin hikayesini okuyabilirsiniz. 


"İstanbulname" müzikalinde olaylar eski İstanbul sokaklarında geçer. İstanbul'da bir arada yaşayan, aynı mahallede oturan Meyhaneci Agop, güzeller güzeli kızı Angel, Kabadayı Ali, Madam Eleni gibi farklı kültürel kimliklerden gelen karakterlerin hayatları çevresinde şekillenen müzikalin arka fonunu Pera – Beyoğlu ve kozmopolit yapısıyla "Eski İstanbul" teması oluşturur. 

İstanbulname



Bambaşka kültürel kimliklere sahip fakat bir arada barış içinde yaşayan insanların hayat hikayelerinin birbirine geçerek aktarıldığı oyunda, olaylar Uğurböceği'nin (Nükhet Duru) ağzından anlatılır. Müzikal, İstanbul'da bir yangınla başlar. Tulumbacı Eğrikapılı Ali (Caner Cindoruk) ve adamlarının dört bir yandan yangın yerine koşmalarının ardından Ali'nin dostu rakip külhanbeyince öldürülür ve kızı Angel'in (Pelin Akil) kendisine emanet edildiğine ilişkin vasiyet haberi gelir. Kabadayıların kavgalarına, sokaklarda çiçek satarak güç bela yaşamını sürdüren Uğurböceği'nin hikayesi eklenir. Uğurböceği İspanya'da yaşayan kızına zenginlik içinde bir yaşam sürdüğü yalanını söyleyerek mektuplar yazmaktadır. Kızı Gül bir gün İspanyol soylusu Ferdinand ile evleneceğini ve damat adayının babası Kont'la beraber İstanbul'a gelip annesiyle tanışmak istediğini müjdeler. 


İstanbulname


Gelecek misafirlerin onu fakir haliyle görecek olması ve yalanlarının ortaya çıkması yüzünden kızının evliliğinin gerçekleşmeyeceğinden korkan Uğurböceği telaşlanır. Ali, ne yapacağını bilmez bir halde kalakalmış Uğurböceği'ni bu durumundan kurtarmak için mahallelinin de yardımıyla müthiş bir plana soyunur. Sarhoş Hakkı'dan zengin bir koca; Angel'den genç bir eş; Madam Eleni'den hanımefendi; Eleni'nin kızlarından akrabalar; kabadayılardan da İstanbul'un beyefendileri yaratılır. İşler iyice içinden çıkılmaz bir curcunaya dönüşürken bir yandan da yakışıklı kabadayı Ali ile güzeller güzeli Angel'in aşk hikayesi başlar.



Müzikalin Künyesi:

Yazan: Ferdi Merter
Uyarlayan: Selen Korad Birkiye
Yöneten: Şakir Gürzumar
Müzik: Cengiz Onural, Bora Ebeoğlu
Koreograf: Selçuk Borak
Dekor: Sertel Çetiner
Kostüm: Hale Eren

Oyuncular:

Nükhet Duru (Uğurböceği) Caner Cindoruk (Eğrikapılı Ali) Pelin Akil (Angel) Cezmi Baskın (Hasan Çavuş) Ozan Çobanoğlu (Kadırgalı Arif) Melda Gür (Eleni) Kayhan Yıldızoğlu (Kont) Selçuk Borak (Hakkı) Murat İpek (Kosta) Yiğit Yapıcı (Ferdinand) Ezgi Erol (Gül)

22 Ocak 2016 Cuma

Nil'ce Gençliğime Sevgilerimle

Gönderen Sweety Ant zaman: Cuma, Ocak 22, 2016 0 yorum
Hafta sonu çok soğuk olacaksa, belki bu haftayı evde geçireceksek o zaman silkelenmek için bi dinle, bi otur, çok düşün ...





Tam tarih hatırlamamak ile televizyonsuz hayatımız sanırım 2 yıl oldu. Nasıl iyi geldi anlatamam. Bazen acaba bazı şeylerin iyi gelmesi, bununla alakalı mı diye düşünürüm.

Tavsiyem siz de çıkarın .Yapabiliyorsanız :)

Zamanım mı yok? Cevabım : O da ne ?

Boş vaktin de ne yapacağını bilmiyorsun? Bence SEN ne olmak istediğini bilmiyorsun :)

Hayalleriniz bol,gülümsemeniz daim olsun.

Kestane diyorum iyi gider şimdi :)







Dinleyiniz Nil Karaibrahimgil



 

Hayat gezince
güzel...
Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea